
Fatma Polatcan’ın Haberi
Van’da yıllarca hayvancılığın en önemli yan ürünü olan yün, bugün değerlendirilmediği için
atık haline geldi. Bir zamanlar ipliğe, battaniyeye dönüşen yün; bugün ya depolarda çürüyor
ya da çevreye bırakılıyor.
Van’da bir dönem hem ekonominin hem de gündelik yaşamın önemli bir parçası olan yün,
bugün neredeyse tamamen değersizleşmiş durumda. Doğu ve Güneydoğu Anadolu
Bölgesi’nde her yıl tonlarca yün ya çöpe atılıyor ya da yakılıyor. Uzmanlar, yünün ekonomik
döngüden çıkmasının hayvancılığı, kırsal kalkınmayı ve çevreyi doğrudan etkilediğini
belirtiyor.

“Yün para etmeyince hayvancılık da geriledi”
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Yaban
Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, geçmişte
yünün hayatın merkezinde yer aldığını ancak bugün bu değerin kaybolduğunu söyledi.
Aslan, yünün geçmişteki önemini şu sözlerle anlattı:
“Eskiden köylere yün toplamak için ‘çerçiler’ gelirdi. Çerçi dediğimiz; tabak, sakız,
dondurma, gofret gibi şeyler satan kişilerdi. Bu çerçiler köylere gelir, çocuklar da onlara yün
verip sakız alırlardı. Bugün yaşı 40’ın, 50’nin üzerinde olan insanlar mutlaka çocukluklarında
bu alışverişi yapmıştır. Annem de hep anlatırdı. Eskiden gelinler için 8-10 tane yastık
hazırlanırdı. Her gelinin bir yorganı olurdu. Düğünden önce ‘yorgan kaplama’ diye bir
gelenek vardı. Çünkü o dönemlerde hem deri hem de yün para ederdi. Koyunculuk Van’ın en
önemli geçim kaynağıydı. 1980 yılında yalnızca Norduz’da 8 milyon 500 bin koyun vardı.
Sadece Gürpınar’da bu sayı buydu. Van genelinde ise 12 milyon küçükbaş hayvan
bulunuyordu. Van’da zenginleşen, iş yapan birçok kişinin temel sermayesi koyunculuktan
geliyordu.”
Yünün zamanla değer kaybettiğini belirten Aslan, bunun hayvancılığı doğrudan etkilediğini
vurguladı:
“Sonra rekabet arttı, sahte ürünler çoğaldı. Elyaf ortaya çıktı. Eskiden halılar yündü, kilimler
yündü. Ama zamanla plastik ve naylon ürünler evlere girmeye başladı. Rekabette doğallık
kaybetti, yün kaybetti, koyunculuk kaybetti. Ancak petrol türevleri kazandı. Yün
kullanılmayınca yün satılmaz oldu; yün satılmayınca koyunculuk geriledi. Meralarda koyun
görünmez oldu. Çünkü yünü, derisi, kuyruğu, yağı para etmeyen hayvan ekonomik olmaktan
çıkar.”

“Yün atık haline geldi, çevreyi de etkiliyor”
Yünün değerlendirilmemesinin çevresel boyutuna dikkat çeken Van YYÜ Mühendislik
Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vahap Yönten, yünün
gelişigüzel şekilde doğaya bırakılmasının sürdürülebilir olmadığını ifade etti.
Yönten şu ifadeleri kullandı: “Yün maddesi koyun, keçi, deve, lama gibi memeli
hayvanlardan elde edilen doğal bir elyaftır. Yün yaklaşık olarak yüzde 33 keratin, yüzde 26
kir ve pislik, yüzde 28 ter tuzları, yüzde 12 yün vaksı ve yüzde 1 anorganik maddelerden
oluşur. Bu maddelerin gelişi güzel çevreye atık olarak atılması hem estetik hem de
sürdürülebilir değildir. Günümüzde yapay elde edilen birçok endüstriyel materyalden dolayı
yün çok tercih edilmemeye başlanmıştır. Buna binaen ucuz ve tercih edilmediğinden dolayı
çevreye sürekli bırakılmaktadır. Bu durumu önlemek için yenilenebilir yün üretimi teşvik
edilmeli, sıfır atık olarak geri dönüşü yapılmalıdır.”
Yün iplik fabrikası: Bir dönemin üretim zinciri
Yünün ekonomik değerini kaybetmesiyle birlikte Van’da bu alandaki sanayi de ortadan
kalktı. Oysa kentte bir dönem yün üretiminden nihai ürüne kadar uzanan bir sanayi zinciri
bulunuyordu. 1974 yılında kurulan ve 1988’den itibaren Sümerbank bünyesinde faaliyet
gösteren Van Yün İplik Fabrikası, bölgedeki küçükbaş hayvancılığa dayalı üretim modeliyle
önemli bir rol üstlendi. Ham maddesini doğrudan bölgeden temin edebilen fabrika, iplikten
battaniyeye kadar uzanan üretim süreciyle dikkat çekti.
Sümerbank’ın köklü sanayi sistemi içerisinde işletilen tesis, uzun yıllar boyunca hem üretim
hem de istihdam sağladı. Sümerbank’ın kapanmasının ardından bir süre daha faaliyetlerini
sürdüren fabrika, zamanla üretimini durdurdu. 2011 Van depremleri sonrası ise tamamen
yıkılarak ortadan kalktı.

“Büyük yatırım yapıldı ama doğru planlanmadı”
Fabrikanın kuruluş ve kapanış sürecine dair değerlendirmelerde bulunan iş insanı Feridun
Irak, Van’ın hayvancılık potansiyeline rağmen yapılan hataların bu yatırımı sürdürülemez
hale getirdiğini söyledi.
Irak şu ifadeleri kullandı: “Van, özellikle küçükbaş hayvancılıkta Türkiye’nin başkentidir. Bu
geçmişte de böyleydi, bugün de böyledir. Her ne kadar son yıllarda bir düşüş yaşansa da
küçükbaş hayvan varlığı açısından Türkiye’de ilk sırada yer alır. İşte bu durumdan hareketle
1970’li yıllarda Vanlı iş insanları, koyun yününden tekstile yönelik bir üretim yapabilir miyiz
diye düşünerek yola çıktı. 200’ün üzerinde Vanlı girişimci birleşti ve maalesef kendilerine
sunulan hatalı bir fizibilite raporunun sonucunda Türkiye’nin en büyük yün iplik fabrikasını
kurdu.”
Fabrikanın teknik sorunlar nedeniyle rekabet gücünü kaybettiğini belirten Irak, şunları
söyledi:
“Fabrika kurulduktan sonra ortaya çıktı ki Van’daki koyunların yününden tekstile uygun iplik
üretilemiyor. Yünün mikronu çok kalın olduğu için tekstil sektöründe kullanılamıyordu. Bu
nedenle fabrika giderek rekabet gücünü kaybetti ve sonunda kapandı. Bugün yün neredeyse
tamamen değersizleşmiş durumda. Çöpe atılıyor, işlenmiyor. Bu kadar hayvanın yününün
çöpe gitmesi insanın içini acıtıyor.”

“Kırsalda üretim olmazsa göç artar”
Yünün değer kaybetmesinin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal sonuçları da
olduğuna dikkat çeken Van YYÜ Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi ve Van Bölgesi Veteriner
Hekimler Odası Başkanı Prof. Dr. Süleyman Kozat, kırsal kalkınmanın hayvancılıkla
doğrudan ilişkili olduğunu belirtti.
Kozat şu değerlendirmelerde bulundu: “Kırsal kalkınmada yaşanan sorunların temelinde
ekonomik yetersizlikler, eğitim eksiklikleri ve gelecek kaygıları yatmaktadır. Türkiye’de
yaşanan ekonomik sorunlar göz önüne alındığında, kırsal kalkınmaya dair adımların atılması
artık bir zorunluluk haline gelmiştir. Eğer kırsalda istihdam yaratılmazsa insanlar göç etmeye
devam eder. Bu nedenle gençlere yönelik sürdürülebilir projeler geliştirilmeli, tarım ve
hayvancılık desteklenmelidir.”
“Kuraklık üretimi bitiriyor, göçü hızlandırıyor”
Van YYÜ Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu ise bölgedeki
kuraklık ve ekonomik sorunların üretimi doğrudan etkilediğini belirtti.
Alaeddinoğlu şu ifadeleri kullandı: “Son 10 yıldır bu bölgede yaşanan kuraklık tarımsal
faaliyetleri büyük ölçüde engelliyor. İnsanlar suya ulaşamıyor, üretim yapamıyor. Bu nedenle
kırsaldan kente göç artıyor. Van’ın kırsalı hızla boşalıyor. Çaldıran, Özalp, Başkale, Muradiye
ve Gürpınar gibi ilçelerde nüfus düşüyor. İnsanlar geçim sağlayamadığı için göç etmek
zorunda kalıyor.”
*Bu haber için yazara kullanım hakkı ödenmiştir…
