Yüzde 92 engelli olan ağır hasta tutuklu Hamdullah Aydemir, cezaevi koşulları altında kemoterapi tedavisi görüyor.
Van’in Erciş ilçesinde 2015 yılında “örgüt üyesi” olduğu iddiasıyla tutuklanan Hamdullah Aydemir, tutukluluk sürecinde mesane kanserine yakalandı. Yüzde 92 engelli raporu bulunan Aydemir, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) ile İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) hasta tutsaklar listesinde yer alıyor.
Dokuz yıllık tutukluluğunun ardından 2024 yılında sağlık sorunları nedeniyle yaşamını cezaevinde sürdüremeyeceğine ilişkin raporlar doğrultusunda infazı ertelenen Aydemir, Ankara Sincan Kapalı Cezaevi’nden tahliye edildi. Tahliyesinin ardından kemoterapi tedavisine başlayan Aydemir, infaz erteleme süresinin 9 Haziran’da sona erdiği gerekçesiyle yeniden gözaltına alındı. Mahkeme tarafından tekrar tutuklanan Aydemir, Erciş T Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildi. Aydemir’in kemoterapi tedavisi cezaevi koşullarında sürdürülmeye çalışılırken, sağlık durumunun giderek ağırlaştığı belirtiliyor.
Aydemir’in ağabeyi Mehmet Nuri Aydemir, kardeşinin ihtiyaçlarını karşılayabilecek durumda olmadığını belirterek tahliye edilmesi çağrısında bulundu.
Ölüm Riski Bulunuyor
Kardeşinin “cezaevinde kalamaz” raporuna rağmen yeniden tutuklanmasına tepki gösteren Mehmet Nuri Aydemir, sevklerin geciktirildiğini ve tedavi sürecinin aksatıldığını söyledi.
Aydemir, “Verilen raporlarda cezaevi koşullarında kalamayacağı belirtilmesine rağmen sevkler geciktirildi. Kayseri’ye aylar sonra götürüldü. Buradaki doktorlar da ameliyatın Ankara ya da İstanbul’da yapılması gerektiğini söyledi. Kemoterapi süreçleri bile aksatılıyor. Ankara Etlik Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Ancak orada bile aile görüşlerine izin verilmedi. Hastanede onu kısa süre de olsa görmek için bekledim. Daha sonra odaya alındığımda kardeşimi yatakta kelepçeli halde gördüm. Ölüm riski bulunan bir hastanın bu şekilde tutulması kabul edilemez” dedi.
“Cezaevinde Tutulması Vicdani Değil”
Kardeşinin cezaevi koşullarında yaşamını sürdüremeyeceğini vurgulayan Mehmet Nuri Aydemir, bir an önce tahliye edilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:
“Kendi ihtiyaçlarını tek başına karşılayamıyor. Çoğu ihtiyacını aile desteğiyle karşılıyordu. İnfaz erteleme kararına rağmen kardeşim yeniden cezaevine gönderildi. Bu durum ne hukuki ne de vicdanidir. Kardeşim hakkında beraat kararı verilen bazı dosyalar neden hâlâ kesinleşmedi? Cezaevi idaresinin itirazları sonucunda yargı süreci uzatılıyor. Kardeşim aslında cezasını aylar önce tamamladı. Yüzde 92 engelli raporu bulunan bir insanın cezaevinde tutulması vicdani değildir.
Kardeşim gibi çok sayıda hasta tutsak bulunuyor. Onların da bir an önce tahliye edilmesi gerekiyor. Barıştan ve demokratik bir süreçten söz ediliyorsa öncelikle hasta tutsaklar serbest bırakılmalıdır. Kardeşimin ve onun durumundaki tüm hasta tutsakların derhal tahliye edilmesini istiyoruz. Tahliye edilsin ki devletin sürece olan samimiyetini anlayalım.”
KAYNAK: (MA)