
Haber: Şeniz Eken
ANKARA – Taban maaş hakkının geri getirilmesi, iş güvencesinin sağlanması ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi talepleriyle Ankara’da eylemlerini sürdüren Mülakat Mağduru Öğretmenler ve Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri, eylemlerinin 8’inci, açlık grevlerinin ise 7’nci gününde mücadelelerini sürdürüyor.
“Biz zaten açlık sınırında çalışan insanlarız. Bize yaşatılan sömürüye, mobbinge ve itibarsızlaştırma çabalarına karşı yine açlıkla cevap veriyoruz” diyen Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Mersin Temsilcisi Nebil Birtek, yıllardır verilen sözlerin tutulmadığını belirterek talepleri karşılanıncaya kadar mücadeleden vazgeçmeyeceklerini söyledi.

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Mersin Temsilcisi Nebil Birtek, Ankara’da devam eden öğretmen eylemlerine ilişkin, ajansımıza değerlendirmelerde bulundu. Sendikayı kurdukları günden bu yana taleplerini hem Milli Eğitim Bakanlığı’na hem de Patronlar Derneği’ne ilettiklerini belirten Birtek, Ankara’daki son eylemin uzun yıllara yayılan mücadelenin bir sonucu olduğunu ifade etti.
Yaklaşık dört yıldır Ankara’da çeşitli eylemler gerçekleştirdiklerini söyleyen Birtek, bu süreçte önce Milli Eğitim Bakanlığı’nın ardından da Çalışma Bakanlığı’nın sorunların çözümü konusunda adım atacaklarını ve patronlarla ortak bir yol bulunacağını yazılı olarak bildirdiğini aktardı. Bakanlıklardan resmi görüşme davetleri aldıklarını belirten Birtek, verilen sözlerin tutulması için uzun süre beklediklerini ancak somut bir adım atılmadığını söyledi.
Bu nedenle sendika olarak 14 Haziran’da yeni bir eylem süreci başlattıklarını ifade ederek, taleplerinin taban maaş uygulamasının geri getirilmesi, iş kolunun yeniden düzenlenmesi ve belirli süreli iş sözleşmelerinin kaldırılması olduğunu kaydetti.
“Taban maaş hakkı elimizden alındı”
Taban maaş talebine ilişkin konuşan Birtek, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in açıklamalarının aksine, söz konusu uygulamanın geçmişte yasal güvence altında olduğunu belirtti.
Birtek, “Devlette çalışan bir öğretmenden daha düşük ücret alamayacağımızı düzenleyen bir madde vardı. Ancak bu düzenleme 2014 yılında kaldırıldı. Böylece özel sektör öğretmenlerini patronlara karşı koruyan en önemli ekonomik güvence ortadan kalktı. Bugün birçok öğretmen asgari ücretle, hatta kimi zaman asgari ücretin altında çalışmak zorunda kalıyor” dedi.

“İş kolu örgütlenmeyi zorlaştırıyor”
İş kolunun yeniden düzenlenmesi talebine de değinen Birtek, özel sektör öğretmenlerinin 10 No’lu iş kolunda yer aldığını hatırlatarak, bu iş kolunda yaklaşık 4,5 milyon işçinin bulunduğunu söyledi.
Toplu iş sözleşmesi yapabilmek için yüzde 1’lik barajın aşılması gerektiğini belirterek, “Bu kadar büyük bir iş kolunda bu barajı aşmak son derece güç. Bu durum örgütlenmeyi ve bir araya gelmeyi zorlaştıran bir uygulama haline geliyor. Bu nedenle iş kolunun yeniden düzenlenmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.

“Her yıl işsiz kalma tehdidiyle karşı karşıyayız”
Birtek, bir diğer temel taleplerinin belirli süreli sözleşmelerin kaldırılması olduğunu dile getirerek, özel sektör öğretmenlerinin her yıl yeniden sözleşme yapmak zorunda bırakıldığını söyledi.
Her eğitim yılı sonunda sözleşmelerin yenilendiğini ifade eden Birtek, “Belirli süreli sözleşmeler nedeniyle patronlar herhangi bir gerekçe göstermeden sözleşmenin sona erdiğini söyleyerek öğretmenleri işten çıkarabiliyor. Bu durum bizleri tamamen güvencesiz bırakıyor” dedi.
Birtek, Ankara’daki eylemlere mülakat mağduru öğretmenlerin de katıldığını, 2024 KPSS sürecinde farklı mülakat komisyonlarının farklı puanlamaları nedeniyle mağdur edildiğini ifade eden 1611 öğretmenin de atama haklarını geri almak için kendileriyle birlikte mücadele yürüttüğünü söyledi.
“41 öğretmen gözaltına alındı”
Eylemin amacının Güvenpark’ta toplanarak Milli Eğitim Bakanlığı’na yürümek, ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne geçerek talepleri kamuoyuna ve siyasi partilere anlatmak olduğunu kaydeden Birtek, ancak daha toplanma aşamasında polis müdahalesiyle karşılaştıklarını belirtti.
Birtek, “Güvenpark’ta toplanmaya başlamadan önce polis hiçbir uyarı yapmadan sendikamıza ve öğretmenlere müdahale etti. Ben de oradaydım. Yaklaşık 41 öğretmen gözaltına alındı. Ters kelepçe uygulandı, darp edildik, yerlerde sürüklendik. Hiçbir emekçiye yapılmasını tasvip etmeyeceğimiz muamelelerle karşı karşıya kaldık” diye konuştu.
Yaşananlara rağmen geri adım atmadıklarını vurgulayan Birtek, haklı olduklarına inandıkları için mücadeleyi sürdürme kararı aldıklarını söyledi. Gözaltından serbest bırakıldıktan sonra eyleme devam ettiklerini belirten Birtek, “Bizim artık kaybedecek zamanımız yok. Taleplerimiz karşılanana kadar Ankara’dan ayrılmama kararlılığındaydık” dedi.

“Açlık sınırında çalışıyoruz, açlıkla direniyoruz”
Eylemlerin ikinci gününde de baskı ve müdahalelerin sürdüğünü ifade eden Birtek, bunun üzerine sendika olarak açlık grevi kararı aldıklarını anlattı.
“Biz özel sektör öğretmenleri açlığa çok yabancı değiliz” diyen Birtek, şöyle devam etti:
“Biz zaten açlık sınırında çalışan insanlarız. Bize yaşatılan sömürüye, mobbinge ve itibarsızlaştırma çabalarına karşı yine açlıkla cevap veriyoruz. Bizim gözaltına alınmak gibi, bu yaşananlardan keyif aldığımız gibi bir durum söz konusu değil. Ama hakkımızı aramak için de her yola başvuracak ve sonuna kadar mücadele edeceğiz.”
“Patronların kölesi olmayacağız”
Mücadelenin süreceğini vurgulayan Birtek, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Umuyoruz ki bu süreç çok uzamadan bize verilen sözler yerine getirilir ve sorunlar çözülür. Aksi halde öğretmenler olarak da sendika olarak da kaybedecek bir günümüz dahi yok. Patronların kölesi olmayacağız. Mevcut iktidarın kendi iç çekişmelerinin kurbanı da olmayacağız.”