Haber: Fatma Polatcan/ Van
Van’da artan düğün maliyetleri ve yüksek altın beklentisi, ekonomik sıkıntı yaşayan aileleri imitasyon takılara yönlendirirken gençlerin evlilik planlarını da zorlaştırıyor. Sektör temsilcileri, vatandaş ve uzmanlar gösteriş baskısının büyüyen ekonomik yüküne dikkat çekiyor.
Van’da son yıllarda düğünlerde artan altın ve takı gösterisi, yüksek bütçeli organizasyonlar ve sosyal medya paylaşımları gündemde. Kentte alım gücü ve ekonomik sıkıntılar tartışılırken milyonlarca liraya ulaşan düğün maliyetleri, imitasyon altın ve takılara olan talebi de artırıyor. Sektör temsilcileri bunun aileler üzerinde ekonomik baskı oluşturduğunu belirtirken, iş dünyası kaynakların gösteriş yerine üretim ve yatırıma yönlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Sosyolojik açıdan ise düğünlerin statü göstergesine dönüşmesinin toplumsal rekabeti ve özellikle kadınlar üzerindeki baskıyı artırdığı değerlendiriliyor.

Alım gücü düşünce imitasyona talep arttı
Van’da 10 yıldır takı sektöründe faaliyet gösteren Zerya Takı sahibi Mesut Borak, ekonomik koşulların vatandaşların takı tercihlerini doğrudan etkilediğini söylüyor. Borak, özellikle enflasyon ve alım gücündeki düşüş nedeniyle imitasyon ürünlere yönelimin arttığını belirtiyor.
Borak, pirinç ve bakır üzerine 22 ve 14 ayar altın kaplama ürünlerin yanı sıra çelik üzerine altın kaplama takılar sattıklarını belirterek, kuyumcularda bulunan birçok ürünün imitasyonunun da yapıldığını ifade ediyor. Ürünlerin 100 liradan 100 bin liraya kadar farklı fiyatlarda satıldığını aktaran Borak, yüksek fiyatlı ürünlerin ise altın kaplamalı gümüş ürünler olduğunu belirtiyor.
Düğünlerin kentte yoğun şekilde devam ettiğini söyleyen Borak, vatandaşların eksik kalan bilezik, kolye, yüzük veya set gibi takılarını imitasyon ürünlerle tamamlamaya çalıştığını anlatıyor. Borak’a göre yüksek altın beklentileri ise vatandaşları ciddi şekilde zorluyor.
“Mutluluk düşünmeyen insan zorluk çıkarıyor”
Borak, düğün alışverişinde vatandaşların yaklaşımlarının farklılaştığını belirterek, bazı ailelerin önceliğinin yuva kurmak olduğunu, bazı ailelerde ise altın beklentisinin öne çıktığını ifade ediyor.
“Yuva kurmak isteyen insan geliyor burada da gelin dahi hiçbir sıkıntı çıkarmadan istediği ürünü alıp gidip düğününde takıyor. Ama paragöz olan insanlar var. Yani illa ki altın olacak, altın olacak. Altından çok mutluluk düşünmeyen insan zorluk çıkarıyor.”
Borak, son yıllarda imitasyon takı satan işletmelerin sayısının arttığını ve sektörde rekabetin yoğunlaştığını da belirtiyor. Altın fiyatlarındaki her artışın sektörü etkilediğini ifade eden Borak, son beş yıldır altına yönelik talebin yüksek olduğunu söylüyor.
Ekonomik bir destek olan altının anlamı değişti
Yakupoğlu Kuyumculuk Yönetim Kurulu Başkanı Akif Ölmez ise düğünlerde altının taşıdığı anlamın zaman içinde değiştiğini düşünüyor. “Eskiden altın takmak yeni düğün yapanlar için destekti, şimdi gösteriş hâline geldi.”
Ölmez’e göre sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla düğünler artık yalnızca yakın çevrenin gördüğü organizasyonlar olmaktan çıkıyor. Bu durum da aileler arasındaki karşılaştırmayı ve beklentiyi artırıyor.
“Önceden mahalle görürdü, şimdi herkes görüyor. Paylaşımlar beklentiyi yükseltiyor. Kimse eksik görünmek istemiyor. Bu da aileleri maddi manevi olarak zorluyor ve huzursuzluğa mutsuzluğa yol açıyor.”
Ekonomik sıkıntıların düğünlerde takılan altınlara da yansıdığını belirten Ölmez, bazı kişilerin düğün sonrasında taktıkları altınları bozmak veya satmak zorunda kaldığını söylüyor.
“500 binlik düğün masrafı 1 milyona çıktı”
Düğün hazırlığındaki vatandaşların öncelikli olarak fiyatları sorduğunu belirten Ölmez, altın fiyatlarının uluslararası piyasalardan etkilendiğini hatırlatıyor. Ölmez, kendi sektörlerindeki gözlemlerine göre 2025 yılında 500 bin liraya yapılan düğün alışverişinin bu sezon 1 milyon liranın üzerine çıktığını ifade ediyor.
Ölmez, düğünlerin ekonomik hareketlilik yarattığını ancak bunun aileler açısından ciddi bir baskıya dönüşebildiğini de belirtiyor. Vatandaşların daha yüksek ayarlı ürünler yerine 14 ayara yönelmeye başladığını aktaran Ölmez, düğün yapacak ailelere “Kimse başkasına bakarak düğün yapmasın. Ayağını yorganına göre uzatsın” çağrısında bulunuyor.
“Evlilik planı yapamıyoruz”
Düğün hazırlığındaki vatandaşlardan Halil Kaya da artan altın fiyatlarının evlilik planı yapan gençleri zorladığını belirtiyor. Kaya, düğünlerdeki altın beklentisinin özellikle erkek tarafı açısından ciddi bir ekonomik yük oluşturduğunu ifade ediyor.
“Bekârlar artık evlenmekte zorlanıyor. Altın fiyatlarından dolayı perişanız. İnsanlar düğün masraflarını karşılamakta zorlanıyor, bu nedenle imitasyona başvuruyoruz. Eskisi gibi herkes rahat bir şekilde evlilik planı yapamıyor. Özellikle erkek tarafı, düğünde ne kadar altın takılacağı ve ne kadar masraf çıkacağı konusunda ciddi kaygı yaşıyor.”
Kaya, yüksek altın beklentisinin bazı aileleri evlilik konusunda düşündürdüğünü belirterek, ekonomik koşulların daha fazla dikkate alınması gerektiğini söylüyor.

“Van’ın ihtiyacı üretim ve yatırım”
Van Doğu Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (DOĞUSİFED) Yönetim Kurulu Başkanı Müslüm Erbay ise düğünlerdeki yüksek harcamaların yalnızca insanların gelirlerinin üzerinde harcama yapmasıyla açıklanamayacağını belirtiyor. Erbay, gelenekler, sosyal prestij, akrabalık ilişkileri, altın kültürü ve sosyal medya görünürlüğünün de bu tabloda etkili olduğunu ifade ediyor.
Erbay’a göre Van’da düğün maliyetleri en az 2-3 milyon lira seviyelerine ulaşabiliyor. Düğün ekonomisinin salon, restoran, kuyumcu, tekstil, fotoğraf-video, kuaför, müzik, ulaşım ve organizasyon gibi çok sayıda sektöre hareketlilik sağladığını belirten Erbay, ancak gereksiz harcamaların ve gösteriş yarışının ekonomik açıdan sağlıklı olmadığını vurguluyor.
“Kim ne kadar altın taktı?” yarışının aileler üzerinde sosyal baskı oluşturduğunu ve genç çiftleri borçlanmaya itebildiğini belirten Erbay, düşük gelir, işsizlik ve hayat pahalılığı ile milyonlarca liralık düğün harcamaları arasındaki çelişkiye dikkat çekiyor.
Erbay, düğün kültürüne veya geleneklere karşı olmadıklarını ancak kaynakların kullanım biçiminin önemli olduğunu belirterek şöyle diyor:
“Van’ın ihtiyacı tüketim yarışı değil; üretim, yatırım ve istihdamdır. Bir düğünde kimin ne kadar taktığından çok, bir gencimizin kaç kişiye istihdam sağlayacak bir işletme kurduğunun konuşulduğu bir Van hayal ediyoruz.”
İmitasyon altın kullanımının da ekonomik tablo açısından önemli bir gösterge olduğunu belirten Erbay, gerçek altının yüksek maliyetinin insanları sosyal beklentileri karşılamak için imitasyon ürünlere yöneltebildiğini söylüyor. Ancak Erbay, bunun yalnızca ekonomik sıkıntıyla ele alınamayacağını, gelenekler ve gösteriş baskısıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

“Gösterişçi tüketim ve toplumsal rekabet”
Dr. Zeynep Özalp Kaya ise gösterişli düğünleri yalnızca ekonomik bir harcama biçimi olarak değerlendirmiyor. Kaya, konunun sosyolojik açıdan “gösterişçi tüketim”, statü ve toplumsal rekabet kavramları üzerinden okunabileceğini belirtiyor.
Kaya’ya göre gelir düzeyi düşük kentlerde dahi insanların ekonomik ve sosyal statülerini maddi göstergeler üzerinden sergileme eğilimi görülebiliyor. Düğünlerin de bu anlamda bir “statü sahnesine” dönüşebildiğini ifade eden Kaya, altının yalnızca yeni evlenen çifte ekonomik destek olma işlevinden uzaklaşabildiğini söylüyor.
“Mesele sadece ‘gelin ne kadar altın taktı?’ meselesi olmaktan çıkıyor. ‘Hangi aile ne kadar altın taktı?’, ‘Kim ne kadar verdi?’, ‘Kim daha güçlü?’ gibi soruların etrafında bir statü rekabeti oluşabiliyor.”
Kaya, özellikle kadınlar açısından da bu durumun farklı bir boyut taşıdığını belirtiyor. Gelinin üzerinde sergilenen altınların yalnızca bireysel bir değer olmadığını, bazı durumlarda ailenin veya sosyal grubun ekonomik ve toplumsal konumunu göstermenin bir aracına dönüşebildiğini ifade ediyor.
Kadınlar üzerindeki statü baskısı
Kaya, bu tabloda kadının bedeninin ve görünümünün de statünün sergilendiği bir alana dönüşebildiğini ifade ediyor. Gelinin üzerindeki altın miktarı, kıyafeti ve düğünün genel görünümü üzerinden ailelerin sosyal konumlarının okunmasının, kadınlar üzerinde de görünürlük ve beklenti baskısı oluşturabildiğini belirtiyor.
Ancak Kaya, çözümün düğünleri veya altın kullanımını tamamen ortadan kaldırmak olmadığını vurguluyor. Ona göre asıl mesele, toplumsal statünün yalnızca maddi tüketim üzerinden gösterilmemesi.
“Şık olmakla gösteriş yapmak arasında fark var”
Kaya, düğünlerin kültürel anlamını koruyarak daha farklı bir statü anlayışının mümkün olduğunu belirtiyor.
Kaya’ya göre eğitim, kültür, sanat, seyahat, yabancı dil, kitap ve kültürel deneyimler de bireylerin kendilerini ifade etme biçimleri olabilir. Bu nedenle statüyü tamamen ortadan kaldırmak yerine, statünün içeriğinin değiştirilmesi gerektiğini savunuyor.
Sur Ajans