Reklam

Zerzevan Konağı’nda Atık Yağlar Sabuna Dönüşüyor

19 Mayıs 2026
Reklam

 

Mizgin Tabu’nun Haberi

Diyarbakır’da faaliyet yürüten Ruxaneza Jineoposofik Biyosentrik Akademi, Zerzevan Konağı’nda gerçekleştirdiği sabun üretimiyle hem ekolojik dönüşüme hem de kolektif üretime dikkat çekiyor. Çalışmalarda, mutfak ve kafelerde kullanılan atık yağlar geri dönüştürülerek sabun yapımında değerlendiriliyor.

Fotoğraf: Sergen Sucu

Çalışmayı yürüten Sergen Sucu, sabunun tarihsel geçmişine değinerek bunun yalnızca bir temizlik pratiği olmadığını söyledi. Sucu, “Sabun dediğimiz şey aslında Sümerlerle birlikte ortaya çıkan, kül ve yağın kaynatılmasıyla keşfedilmiş bir simya ürünüdür. Babil tabletlerinde bunun ilk örneklerine rastlıyoruz” dedi.

“Sabunun tarih boyunca farklı toplumlarda farklı anlamlar taşıdığını görüyoruz” diyen Sucu, “Mısırlılar sabunu kutsal killerle birlikte arınma ritüellerinde kullandı. İnsanlık tarih boyunca hem kendi kirini yarattı hem de onu temizlemenin yollarını aradı” ifadelerini kullandı. Endüstriyel kızartmalarda kullanılan doymuş yağların sabun üretiminde değerlendirilebildiğini söyleyen Sucu, tüketim toplumunun ortaya çıkardığı atıkları yeniden üretime kazandırmayı amaçladıklarını belirtti

Fotoğraf: Bêjdar Ro Amed

‘Yağın arkeolojisini çalışıyoruz’

Enerjist, yaşam koçu ve spiritüel danışman Bêjdar Ro Amed ise çalışmanın yalnızca teknik bir üretim olmadığını, insanın malzemeyle kurduğu ilişkiyi de yeniden düşünmeye çağırdığını söyledi.

“Burada yağ çalışması yapıyoruz. Aslında yağın arkeolojisi” diyen Amed, insanların malzemeye dokunarak üretim sürecini deneyimlediğini ifade etti.

Amed, “Evlerde kullandığımız yağları atmayacağız. Atık yağları süzüp rafine ederek yeniden kullanma imkanı var. Eğer insanlar kendileri değerlendiremiyorsa Zerzevan Konağı’na getirebilirler” diye konuştu.

‘Bir şeyin üretim sürecine dahil olmak çok keyifli’

Çalışmaya katılan rehber öğretmen Özay ise sürece merak ve öğrenme isteğiyle dahil olduğunu söyledi. Özellikle atık yağların dönüşüm sürecinin ilgisini çektiğini belirten Özay, “Bir şeyin nasıl üretildiğini görmek ve bunun parçası olmak benim için oldukça heyecan verici” dedi.

Evlerde kullanılan yağların çoğu zaman çöp olarak görüldüğünü ifade eden Özay, “Bunun süzülüp bazı işlemlerden geçtikten sonra hoş kokulu bir sabuna dönüşmesi gerçekten çok keyifli. Nasıl yapıldığını tam bilmiyorum ama izleyerek ve uygulayarak öğrenmek güzel bir deneyim” dedi.

Üretim sürecinin kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını belirten Özay, “Bir şeyi üretmek, bir pazar gününü böyle keyifli hale getirmek gerçekten çok iyi hissettiriyor” ifadelerini kullandı.

‘Pislik ve temizlik kavramları yeniden düşünülmeli’

Sabun üretiminin ötesinde “temizlik” ve “pislik” kavramlarını da tartışmaya açtıklarını söyleyen Sergen Sucu, toplumun yağ ve temizlik ilişkisine dair algılarının sorgulanması gerektiğini dile getirdi.

“Çok pahalı kremler de yağlardan yapılıyor ama onları bedenimize sürdüğümüzde kirli hissetmiyoruz” diyen Sucu, “Temizlik ve pislik dediğimiz kavramların çoğunu toplum olarak biz üretiyoruz” ifadelerini kullandı.

Zerzevan Konağı’nda sürdürülen çalışma; geri dönüşüm, kolektif üretim ve alternatif yaşam pratiklerini bir araya getiren bir dayanışma alanı olarak devam ediyor.

Fotoğraf: Atık yağların sabuna dönüştürülme çalışması, Zerzevan Konağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir