Şengal Katliamı’nın 12’nci yılı ’74 mumla’ anıldı

3 Ağustos 2026

Diyarbakır- Özgür Kadın Hareketi (TJA), DAİŞ’in 3 Ağustos 2014’te Şengal’de Êzidîlere yönelik gerçekleştirdiği katliamın 12’nci yılında Diyarbakır’da açıklama yaptı. TJA, kayıp Êzidî kadınların akıbetinin açıklanmasını, katliamın faillerinin yargılanmasını ve Şengal’in statüsü ile güvenliğinin uluslararası güvence altına alınmasını istedi.

TJA tarafından Bağlar ilçesindeki Koşuyolu Parkı Özgürlük Anıtı önünde düzenlenen açıklamaya çok sayıda kadın katıldı. Eylemde, “Êzidî kadınların katliamı insanlık katliamıdır, unutmayacağız” yazılı pankart açılırken, Şengal’de yaşananlara ilişkin fotoğraflar taşındı.

Açıklama metni TJA aktivisti Bahar Peker tarafından okundu. Peker, 3 Ağustos 2014’te DAİŞ tarafından gerçekleştirilen saldırının yalnızca Êzidî halkını değil, kadınların varlığını, kimliğini, inancını ve kültürünü hedef alan örgütlü bir yok etme politikası olduğunu belirtti.

Şengal’de binlerce Êzidî’nin katledildiğini, yüz binlerce kişinin yerinden edildiğini aktaran Peker, binlerce kadın ve çocuğun kaçırılarak köle pazarlarında satıldığını, tecavüz, işkence ve zorla din değiştirmeye maruz bırakıldığını söyledi. Peker, bugün hâlâ çok sayıda Êzidî kadın ve çocuğun akıbetinin bilinmediğine dikkat çekti.

“Faillerin tamamı yargılanmadı”

Şengal’de yaşananların dünyanın gözü önünde gerçekleştiğini ifade eden Peker, uluslararası güçlerin ve kurumların saldırıyı durduracak iradeyi göstermediğini savundu. Avrupa Parlamentosu başta olmak üzere birçok ülke ve uluslararası kurumun Şengal’de yaşananları soykırım olarak tanıdığını belirten Peker, buna rağmen faillerin tamamının yargılanmadığını ve kayıp kadınların tamamına ulaşılamadığını söyledi.

Peker, Êzidîlerin tarih boyunca defalarca fermanlarla hedef alındığını belirterek, 3 Ağustos 2014’teki saldırının Êzidîler açısından 74’üncü ferman olarak kabul edildiğini ifade etti.

“Êzidî kadınlar direnişin simgesi oldu”

Êzidî kadınların saldırı karşısında teslim olmadığını vurgulayan Peker, kadınların saç örgülerini direnişin simgesine dönüştürdüğünü söyledi. Peker, Êzidî kadınların öz örgütlülük ve öz savunma çalışmalarıyla Ortadoğu’daki kadın özgürlük mücadelesine de ilham verdiğini savundu.

Şengal’de kadın öncülüğünde sürdürülen yaşam ve öz yönetim çalışmalarının kadın kırımına karşı güçlü bir yanıt olduğunu belirten Peker, kadınlara yönelik kaçırma, zorla alıkoyma ve kimliksizleştirme politikalarının bugün de farklı biçimlerde sürdüğünü ifade etti.

“İnsanlığa karşı suçlar cezasız bırakılamaz”

TJA olarak akıbeti bilinmeyen Êzidî kadınların bulunmasını ve faillerin yargılanmasını talep ettiklerini belirten Peker, Batı Suriye’de kaçırılan Alevi kadınlar ile zorla alıkonulan tüm kadınların da bulunarak özgürlüklerine kavuşturulmasını istedi.

Peker, kadınlara yönelik kaçırma ve alıkoyma politikalarının insanlığa karşı suç olduğunu belirterek, cezasızlık politikalarının yeni suçların önünü açtığını söyledi.

Türkiye’nin de Şengal’de yaşananları resmi olarak soykırım ve kadın kırımı olarak tanıması gerektiğini savunan Peker, Êzidî halkının haklarını güvence altına alacak adımlar atılması çağrısında bulundu. Şengal’e yönelik saldırıların sona ermesini isteyen Peker, Êzidî halkının iradesi, öz yönetimi ve statüsünün güvence altına alınmasını talep etti

Peker, “Başta Êzidî kadınlar olmak üzere kaçırılan, kaybedilen, zorla alıkonulan tüm kadınlar bulununcaya; kadın kırımının tüm failleri yargılanıncaya ve Şengal’in güvenliği ile statüsü uluslararası güvence altına alınıncaya kadar, hakikati açığa çıkarmaya ve kadın özgürlük mücadelesini büyütmeye devam edeceğiz. Şengal’i unutmadık, unutturmayacağız” dedi.

TAJÊ’den dayanışma mesajı

Açıklamanın ardından Tevgera Azadiya Jinên Êzîdî (TAJÊ) tarafından gönderilen mesaj okundu. Mesajı TJA’lı Mine Acar okudu.

Mesajda, Şengal fermanının üzerinden 12 yıl geçmesine rağmen yaraların sarılmadığı ve Êzidîlerin önemli bir bölümünün hâlâ kamplarda yaşadığı belirtildi. Kaçırılan binlerce kadın ve çocuğun hâlâ kurtarılamadığı ifade edilen mesajda, soykırımın Irak devleti tarafından resmi olarak tanınmadığı kaydedildi.

TAJÊ, kaçırılan kadınların kurtarılmasını temel sorumluluk olarak gördüğünü belirterek, tüm kadın örgütleriyle ortak mücadele yürütme çağrısı yaptı. “Ji bo edalet û azadiyê, tu jî bibe dengê dîlgirtiyên fermanê / Adalet ve özgürlük için sen de ferman mağduru tutsakların sesi ol” şiarıyla kampanya başlatıldığı duyuruldu.

Demirel: Şengal hâlâ adalet istiyor

Son olarak konuşan TJA’lı Çağlar Demirel, katliam sırasında Êzidî kadınların göç etmek zorunda kaldığını ve Şengal halkının yaşadığı acılara tanıklık ettiklerini söyledi.

Şengal’den aç, susuz ve uykusuz insanların Amed’e kadar geldiğini belirten Demirel, DAİŞ’in Şengal’e girdiği sırada Irak’ta yeterli savunmanın yapılmadığını söyledi.

Demirel, “Şengal o günden bu yana adalet istiyor. Katliam, göç ve halen akıbeti bilinmeyenler var. Bu ağır bir şeydir. Halen alıkonulan Êzidîlere ne olduğu bilinmiyor. Bütün dünya bu katliam için ayağa kalkmalıydı” dedi.

Birçok ülkenin Şengal’de yaşananları soykırım olarak tanımasına rağmen Türkiye’nin henüz bunu kabul etmediğini belirten Demirel, Şengal’in statüsünün tanınması gerektiğini söyledi. Demirel, “Bu soykırım Kürt halkı şahsında herkese uygulanmıştır. 12 yıl geçti, o kadar ferman yaşandı, o kadar acılar yaşandı ama Êzidî halkı kendini savunuyor. Bu soykırım tehlikesi geçmedi. Şengal’in statüsü verilsin” ifadelerini kullandı.

Demirel, TAJÊ tarafından başlatılan kampanyaya destek çağrısında bulunarak Êzidî halkının yalnız olmadığını söyledi.

Açıklamanın ardından “Bijî berxwedana Şengalê” sloganları atıldı. Anmada 74 mum yakılırken, dengbêjler sahne alarak katliamda yaşamını yitirenleri andı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir