DBP’nin sonuç bildirgesinde yeniden inşa vurgusu

19 Nisan 2026 #dbp

SUR AJANS – DBP Parti Meclisi’nin sonuç bildirgesinde, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne işaret edilerek, “Yeniden inşa sürecini örmek en temel görev olarak vurgulanmıştır” denildi.

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Parti Meclisi, 16 Nisan’da gerçekleştirilen toplantının sonuç bildirgesini açıkladı. “Zaman bekleme değil, inşa zamanıdır” başlıklı bildirgede şunlar belirtildi:

“Zaman, statükonun kendiliğinden çözülmesini bekleme zamanı değil; örgütlü halk gücüyle yeni yaşamı ve demokratik geleceği bilinçli, planlı ve kararlı bir biçimde inşa etme zamanıdır. Parti Meclisimiz, siyasal sürecin tarihsel kırılma eşiğine ulaştığı bu dönemde, bölge raporlarını kapsamlı biçimde değerlendirmek, örgütsel tıkanıklıkları aşacak müdahale yollarını netleştirmek ve yeni dönemin inşa stratejisini somutlaştırmak amacıyla 16 Nisan 2026 tarihinde Amed’de toplanmıştır. Toplantımızda, yalnızca mevcut siyasal tablo değil; bu tablonun tarihsel arka planı, sınıfsal karakteri ve bölgesel yeniden dizayn süreci bütünlüklü bir analizle ele alınmıştır.

KAPİTALİST MODERNİTE

Kapitalist modernitenin derinleşen krizinin yarattığı kaos aralığında, küresel hegemonik güçlerin Ortadoğu’yu yeniden şekillendirme hamleleri hız kazanmıştır. İsrail ve ABD’nin 28 Şubat 2026 tarihinde Tahran’ı hedef alan saldırılarıyla yeni bir evreye giren savaş süreci, geçici duraksamalara rağmen bölgeyi çok katmanlı ve uzun süreli bir altüst oluşa sürüklemektedir. Bu durum, devletler arası klasik çatışma biçimlerini aşarak, halkların demokratik kazanımlarını tasfiye etmeyi hedefleyen çok boyutlu bir sistem savaşına dönüşmüştür.

Bu savaşın yalnızca askeri cephelerde yürütülmediği açıktır. Toplumun en temel yaşam alanları olan eğitim kurumları ve doğa da bu saldırı dalgasının doğrudan hedefi haline getirilmiştir. Son dönemde okullara dönük artan saldırılar; yalnızca fiziki güvenliği tehdit eden münferit olaylar değil, aynı zamanda toplumun geleceğini şekillendiren eğitim alanının güvencesizleştirilmesi ve ideolojik olarak denetim altına alınması yönünde sistematik bir yönelimin parçasıdır. Eğitim alanının militarize edilmesi ve gericileştirilmesi, özgür ve eleştirel düşüncenin tasfiyesini hedefleyen daha geniş bir politikanın yansımasıdır.

DOĞA

Benzer biçimde, iktidarın doğaya yaklaşımı, yalnızca ekonomik bir tercih değil; talan ve yağma üzerine kurulu bir yönetim zihniyetinin dışavurumudur. Ormanların, su kaynaklarının ve yaşam alanlarının sermaye birikimi uğruna sınırsızca tahrip edilmesi, ekolojik yıkımı derinleştirirken, halkların yaşam hakkını doğrudan tehdit etmektedir. Ekolojik kriz, bu yönüyle, sistemin yarattığı çoklu krizin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Doğanın metalaştırılmasına karşı yürütülen mücadele, demokratik toplum inşasının kurucu unsurlarından biridir.

Bu tarihsel eşikte Kürt halkının geliştirdiği siyasal duruş, yalnızca bir savunma refleksi değil; aynı zamanda kurucu bir irade beyanıdır. Rojhilat’ta ortaya konan demokratik Kürt birliği perspektifi, dönemin ihtiyaçlarına yanıt veren stratejik bir yönelim olduğu kadar, Sayın Abdullah Öcalan’ın demokratik ulus paradigmasının somutlaşmış halidir. Kürt ulusal birliği, artık taktiksel bir tercih değil; varlık-yokluk diyalektiği içinde tarihsel bir zorunluluktur.

DEMOKRASİ

Kürt halkı, egemen güçlerin savaş ve böl-parçala-yönet politikalarına karşı Kürt Halk önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın Üçüncü Yol stratejisiyle, kendi demokratik toplum modelini inşa etme iddiasını sürdürmektedir. Bu hat, yalnızca Kürtler için değil, tüm bölge halkları için demokratik bir çıkış yolu olma potansiyelini taşımaktadır.

Türkiye’de siyasal iktidarın Kürt meselesine yaklaşımı, asgari demokratik ve hukuki zeminden uzaklaşan, çözümsüzlüğü derinleştiren bir karakter taşımaktadır. Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’a yönelik tecrit politikası, yalnızca bireysel bir uygulama değil; halkların barış hakkına yönelmiş sistematik bir müdahaledir. Bu nedenle hem fiziki özgürlüğünün sağlanması hem de baş müzakereci olarak statüsünün yasallaşması, bölgesel barış ve demokratik çözüm açısından kritik bir eşik olarak görülmektedir.

TARİHSEL SORUMLULUK

Parti Meclisimiz, bu tarihsel sorumluluk bilinciyle, örgütsel yapılarımızda açığa çıkan sorunsallıklar özeleştirsel ele almıştır. Örgütsel tıkanıklıklar, ideolojik zayıflıklar ve koordinasyon eksiklikleri mücadele kapasitemizi sınırlayan başlıklar olarak tespit edilmiştir. Bu doğrultuda önümüzde ki süreci daha çok örgütlenme ve aynı zamanda ideolojik netleşme ve yeniden inşa sürecini örmek en temel görev olarak vurgulanmıştır.

Toplumsal alanda derinleşen ekonomik kriz ve yoksullaşma, savaş politikalarının doğrudan bir sonucu olarak ele alınmıştır. Gençlik üzerinde yoğunlaştırılan uyuşturucu, çeteleşme ve silahlanma politikalarına karşı merkezi ve süreklilik arz eden bir mücadele hattı örülmesi kararlaştırılmış, Alternatif yaşam alanlarının, kolektif üretim ve dayanışma ağlarının geliştirilmesi bu mücadelenin temel dayanakları olacaktır.

KADIN MÜCADELESİ

Yeni dönemin öncü gücü olan kadın özgürlük mücadelesi, yalnızca siyasi alandaki temsiliyetinin artırılması değil, daraltılmak ve yok sayılmak istenen toplumsal alanlar da da barış ve demokratik kominal toplum inşasında değişim ve dönüşümün öncü gücü ve örgütleyicisi olacağını vurgulamıştır.

Gelecek dönem planlaması kapsamında; ideolojik eğitim süreçlerinin derinleştirilmesi, kongrelerin tamamlanması, cezaevlerindeki hak ihlallerine karşı mücadelenin yükseltilmesi ve yerellerde halkla bağların daha da güçlendirilmesi hedeflenmektedir. 1 Mayıs’tan ekolojik direnişlere kadar uzanan geniş mücadele hattında, sürekli ve örgütlü bir eylemsellik esas alınacaktır.

Parti Meclisimiz, tüm kadrolarının ve örgütlü yapılarımızın sürecin ruhuna uygun bir sorumluluk ve inisiyatifle çalışmalarına daha da  güçlü bir şekilde katılacağı vurgulanmıştır. Demokratik toplumun inşası ertelenemez bir görevdir ve bu görev ancak örgütlü halk iradesiyle başarıya ulaşacaktır.

Zaman; bekleme değil, inşa zamanıdır.

Zaman; edilgenlik değil, örgütlü mücadele zamanıdır.

Zaman; yeni yaşamı kurma zamanıdır.”

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir