Telefon
WhatsApp
 Cumartesi Anneleri:

Cumartesi Annesi İkbal Yarıcı, gözaltında kaybedilen abisi ve tüm kayıplar için adalet talebini dile getirdi. İkbal Yarıcı, “Sayın Başkan geçmişe girmeden bugünü anlatamayız” dedi. İkbal Yarıcı, abisi Hayrettin Eren’in 1954 doğumlu İstanbul Üniversitesi mezunu bir İngilizce öğretmeni olduğunu, ancak mesleğini hiç icra edemediğini belirterek, “Abim, 1980 yılında arkadaşıyla buluşmak üzere evden çıktı. Polis, bu buluşmayı öğrenince abimi gözaltına alarak Fatih Karagümrük Karakolu’na götürdü” dedi.

 Anne ve babasının durumu öğrenir öğrenmez karakola gittiğini anlatan İkbal Yarıcı, şunları aktardı: “Polis, gözaltı defterine bakarak İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne gönderildiklerini söyledi. Ancak emniyete gittiğimizde burada yok dediler. Arabamızın emniyetin bahçesinde olduğu görülüyordu. Annem her sorduğunda polis, annemi tartaklayarak uzaklaştırdı. Fatih Karagümrük Karakolu’na geri döndüğümüzde ise bize ‘Size yanlış bilgi verilmiş’ dediler.”

 İkbal Yarıcı, komisyonda bulunma amacını “Abim ve tüm gözaltında kaybedilenler için adaletin sağlanmasıdır” sözleriyle özetledi.

 ‘BİZİMDE YER ALACAĞIMIZ BİR KOMİSYON KURULSUN’

 “Kalanların yaşadığı psikolojik işkenceyi de unutmamak gerekiyor" diyen İkbal Yarıcı, devamla şunları kaydetti: “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu olarak Cumartesi Anneleriyle görüşme isteğinde bulunmanızı, hem biz kayıp yakınları açısından hem de ülke demokrasisi açısından önemli bir adım olduğunu düşünüyorum. Bu komisyonun çözüm odaklı ve samimi olduğuna inanmak istiyorum. Şayet hep birlikte gerçekten demokratik bir ülkede yaşamak istiyorsak, bu yaraların iyileştirilmesi gerekir. Bunun için de bilimsel yollarla ilerlenecek, hakikatleri ortaya çıkartacak ve doğru çözümler üretecek; içinde bizim de yer alacağımız bir komisyonun kurulması gerektiğini düşünüyorum.”

Konuşmaların ardından “Amacımız hakikatin ortaya çıkarılması ve adaletin sağlanmasıdır” diyen Cumartesi Annesi Besna Tosun, Cumartesi Anneleri'nin ortak taleplerini şu şekilde kaydetti:

“* Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararları uygulansın

 * Galatasaray Meydanı’ndaki keyfi yasaklama son bulsun

 * Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun alt komisyonu olarak gözaltında kayıpları araştırmak üzere “Hakikat Komisyonu” kurulsun

 * Devlet, gözaltında kaybetme suçundaki sorumluluğunu kabul etsin

 * Gözaltında kaybedilenlerin akıbeti açıklansın, kalıntıları ailelerine teslim edilsin

 * Gözaltında kaybetme suçunun fail ve sorumlularını koruyan cezasızlığa son verilsin ve adalet sağlansın

 * Gözaltında kaybetme fiilinin insanlığa karşı işlenen suç olarak düzenlenmesine, önlenmesine ve cezalandırılmasına yönelik yasal düzenlemeler yapılsın. Zamanaşımı kurumu cezasızlığın aracı olmaktan çıkarılsın. Bir daha hiç kimse gözaltında kaybedilmesin

 * Türkiye, imzalamaktan kaçındığı, BM Tüm Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Sözleşme ile Uluslararası Ceza Mahkemesi’ni Kuran Roma Statüsü'nü imzalasın, onaylasın ve uygulasın. Barış yalnızca silahların susması değildir. Barış; hakikatin dile gelmesi, adaletin tesis edilmesi ve mağdurların sesi duyulana kadar sürecek toplumsal bir sorumluluktur.”

 

 

 

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!

Puan Durumu

Takım OM G M P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20

Yazarlarımız

Nöbetçi Eczaneler

E-Bülten Aboneliği